21.08.2017

Rüzgarlara Doğru Uç Atmaca İkarus Gibi...

Bu esen rüzgar neyin esintisi... Doğudan mıdır? Batıdan mı? Yoksa kuzeyden mi?, güney bu kadar esmez çok kimsesiz değildir seveni çoktur. Nedir bu esinti, kimlerin hüznünü getirdi bana, kimler yine ağladı da rüzgara bıraktı göz yaşlarını... Yoksa bu esinti bütün hüzünleri esintisi midir ki bu kadar gözyaşı kokuyor... (İkarus'un Düşüşü)

15.08.2017

5.08.2017

Game Over...

Sanki bu kaybetme senaryosunu daha öncede yaşamış gibiyim, bu sefer ki biraz yitik oldu. O kadar yitik ki acısını anlayamıyorum, sadece kalbe verdiğim hükmün yarattığı acıyı anlayamıyorum. Önceden bir şeyleri değiştirmek gelirdi elimden ben yapmazken, şimdi hiçbir şeyi değiştiremiyorum...

26.07.2017

Yersiz Yurtsuz, Dertsiz Dinsiz: Koma

Bunca pişmanlığı bir güne sığdırmak çok zor, elzem geliyor bazı şeyler artık. Bu belki burnumdan akan kam damlalarıyla pekiştiriliyor belki de tansiyonum düşerken yığıldığım koltuğumda. Fakat hatalı olduğumu bilmek bu biyolojik dönüşümleri daha da kanıtlıyor. Bir insanın gözü neden mühürlenir bilmiyorum. Çoktur derdim böyle şey imkansız yaşadım. Yaşadım ve kaybettim. Geri getirmeyi o kadar çok istedim ki, kimse bilemez. Bunca yıldır yemediğim hakarete aşağılamalara rağmen.

23.07.2017

Kimsesizim

Bu hayattan ne çektim bilmiyorum ama bir şeyleri öğreniyorum. Mutluluk galiba benim için sadece bir gaz çıkışı gibi anlık rahatlık üzerine kurulmuş durumda. Anlıyorum insanlar benim onlar için neler düşündüğümü düşünmüyorlar. Ya da kendimi üzme pahasını belli aptallıklar yapmamı önemsemiyorlar. Galiba önemli olan onlar mutluluklar, zaten bende bunu istiyorum.

20.07.2017

Ruhsuz Atmaca 5 Yaşında

Bugün bu mecrada yazım hayatımın başlayışının üzerinden 5 yıl geçti. Blog dünyasında bir birey olarak varolabilmek için tam tamına 5 yıl geçti. Birçok olayı yaşadığım bu mecra bana hayatımın birçok deneyimini kazandırdı. Her statüden, her anlayıştan birçok insan tanımama vesile oldu. Hiç olmayacak insanların olduğunu düşündüğüm egolarının olmadığını düşündüm.

14.07.2017

8.07.2017

23.06.2017

Halet-i Ruhiye

Giderken gecelerin ardından bir zulme uğramış ruhun kimsesizliğe olan şükrünü kim bilir. Kim bilir sessizlikte mutluluğun olacağını, kim söyleyebilir hayatı sadeleştirmenin umut olacağını. Her beden çift yaşamak zorunda mıdır? Bir ilahi kudretler düşünmeyi kendine yetenek eylemiş bu insanlar ne yapsın bir olarak yaşamayı, oysa sadece çiftleşmek yetmez mi? Yetmez mi sadece tek vücut yeknesak bir umudunu sadece umut olarak bırakma...

15.06.2017

İçimdeki Şeytanı Öldüremiyorum

Gece karanlıktır yalanları söyler, nerde ne yaptıysan ne halt yediysen bir bir suratına suratına söyler. Çünkü gece kimsesizdir  ve neyin ne olduğunu bilmez. Saftır, yetimdir ama tek bildiği vardır o da doğru ya da doğrular.İnsanların çoğu geceleri sığınır dualara, çünkü duaların ortağıdır karanlık.

Reklam